AYGIRLARIN BESLENMESI
Tohumlama aygırları yüksek değerli yemlerle ad libitum beslenir. Yemler kaliteli olmalı ve HS’dan fakir kuru ot, özellikle yonca kuru otu ve enerji ve proteinden zengin konsantre yem verilmelidir.
Genç yeşil yemlerin, havucun ve vitamin preparatlarının yararlı etkisi vardır. Balast maddeden zengin yemleme ise tohumlamada olumsuz etkilidir.
Aşım sezonu dışında besin maddeleri ihtiyacı, hareket ile orantılı olarak verilir. Aşırı besleme, özellikle enerji yağlanmaya yol açar, damızlık görevinde sakıncalıdır. Bu nedenle enerji iyi ayarlanmalı, canlı ağırlık kontrolleri yapılmalıdır.
Aşım sezonunda ve bir hafta öncesinde besin maddesi miktarı artırılır. Enerji ihtiyacı, hareket yeteneği, canlılığına göre ve aşıma göre değişir. Günlük rasyonlarında kaliteli kuru ot, karma yem, mineral, vitamin ve su yer almalıdır. Merada tutulan atlara mera kalitesine bağlı karma yem vermeli, enerji seviyesine dikkat etmelidir.
Aygır beslemede amaç iyi bir damızlık kondisyonuna şişmanlatmadan ulaşmak ve yüksek döl verimi sağlamaktır. Rasyon hazırlarken yaşama payına göre hesaplamak, yoğun olarak günlük hareket eden atlara hareket düzeyi dikkate alınarak gerekli besin maddeleri ilave etmek yeterli olacaktır.
Aygır rasyonları A, E ve B vitaminleri ile iz elementler (özellikle Mn ve Zn) bakımından takviye edilmelidir. Aygırların vücut skoru düzenli olarak kontrol edilmelidir.
RASYON DÜZENLEME
Rasyon hazırlanırken temelde kaba yem ve kesif yemlerden (yulaf, karma yem) yararlanılır. Kaba yem alımıyla atlar bir yandan çiğnemekle uğraşırken, diğer yandan sindirim kanalı fonksiyonu sağlanır (tükürük, pasaj gibi), sindirim kanalında su tutulur. Aşırı kaba yem tüketiminde gereksiz yere aşırı su tutulumu nedeniyle istenmeyen bir ağırlık artışı olur.
Kaba yemlerden proteini aşırı olmayan, kuru, depolanmış olanlar seçilmelidir. Son zamanlarda rasyonlara yağ katımı da tavsiye edilmektedir. Yağ ilavesi ile enerji yoğunluğu artar, protein alımı azalır. Aynı zamanda glikojen korunmuş olur. Yağ kaynağı olarak bitkisel yağ tercih edilir.
Çalışan atlara rasyon hazırlamada şu noktalara dikkat etmek gerekir:
-Yararlanma yönü, yararlanma yoğunluğu, performans
-Bilimsel, uygun yemleri kullanma
-Satın alınabilirlik
-Yemleme tekniği
-Tüketilebilirlik
-Atın ihtiyacını belirleme
-Ekonomik olması.
Temel besin maddesi olarak kuru otun hijyenik, konserve edilmiş ve ham selülozdan zengin olması gerekir.
Spor atları sezonda:
- hiçbir şekilde yem değişimine gidilmez
- sadece iyi kuru ot verilir
- sık öğünlerle küçük miktarlar halinde yemlenir
- sınırlı ham selüloz tüketir
- enerjiden zengin konsantre yem verilir
- yağ ilavesinden kaçınılır
- kısa süreli aşırı yüklenmelerde enerji kaybı üzüm şekeri ile azaltılır
- günlük gerekli yüksek enerji ve protein alımı yararlanma yönü ve yüklenmeye bağlı değişir.
YEM MADDELERİ
Yarış atlarının beslenmesinde genelde az miktarda yulaf, kuru ot, buğday kepeği gibi geleneksel yem maddeleri kullanılır.
Kaba yem olarak ilk biçim çayır kuru otu tercih edilir. Yonca kuru otu ise yüksek protein düzeyi nedeniyle fazla tavsiye edilmez. Kuru otta mineral madde miktarı hakkında önceden kesin karar verilemez. Bazı bölgelerde Ca, Mg, Na veya karoten miktarı tablo değerinden düşük bulunmaktadır. Ayrıca besin madde bileşimi yanında kuru otta hijyen kalitesi de önemlidir. Bütün kirlilik çeşitleri yanında küflerle ve lipopolisakkaritlerle kirlilikte önemli miktarda bulunur. Mantar sporları ve lipopolisakkaritler yem tozlarında yoğunlaşır ve solunumla alınır. Şayet yarış atları solunum problemine sahip ise kaba yemin kalitesi daha da dikkat çekici olur.
Yulaf bütün at beslenen yerlerde temel yemdir. Çeşitli tahıl çeşitleri yüksek ham selüloz ve uygun yağ miktarına sahiptir. Düşük mineral madde ve vitamin miktarı (vit E hariç) olumsuz yönlerdir. Ayrıca tahıl tanelerinde özellikle yulafta yetersiz hijyen görülür. Bu durum her şeyden önce hasat sonrası yetersiz kurutma ve tanenin formunu korumaması (parçalanma gibi) mikroorganizma üremesine yol açar. Bu nedenle sık olarak hijyenik şikayetler olması şaşırtıcı değildir. Küf mantarları ve lipopolisakkaritler yanında yüksek miktarda maya miktarı da görülür, midede gaz oluşumu ve ağır koliklere yol açar. Gaz birikmiş bağırsaklar solunum odasının daralmasına ve akciğerlerin nefes alıp vermesini sınırlandırır.